Panik atak, kişinin hiçbir somut tehlike yokken aniden yoğun korku ve bedensel belirtiler yaşadığı bir durumdur. Çoğu kişi panik atak sırasında “ölüyorum”, “kontrolümü kaybediyorum” ya da “kalp krizi geçiriyorum” düşüncelerine kapılabilir. Bu deneyim son derece sarsıcı olsa da panik atak hayati tehlike oluşturan bir durum değildir.
Bu yazıda panik atağı;
ele alacağız.
Panik atak; yoğun korku ve bedensel alarm belirtilerinin kısa sürede yükseldiği, genellikle 10–30 dakika içinde kendiliğinden azalan bir deneyimdir. Beklenmedik bir şekilde ortaya çıkabilir ve kişide ciddi bir tehdit algısı yaratır.
Sık görülen panik atak belirtileri şunlardır:
Panik atak tek başına bir hastalık değildir; bedenin verdiği yoğun bir alarm tepkisidir. Her panik atak yaşayan kişide panik bozukluk gelişmez.
Nöropsikolojiye göre panik atak, beynin tehdit algı sisteminin gerçek dışı bir uyarana karşı aşırı çalışmasıyla ilişkilidir.
Bu süreçte:
Bu noktada önemli olan şudur:
Panik atakta yaşanan bedensel belirtiler, bir hastalığın değil, hayatta kalma sisteminin yanlış alarmının sonucudur.
Psikodinamik yaklaşıma göre panik atak yalnızca bedensel bir olay değildir. Çoğu zaman kişinin farkında olmadığı, zihinsel olarak düzenleyemediği bir içsel gerilim beden üzerinden ifade bulur.
Panik atağın psikodinamik arka planında sıklıkla:
Bu bakış açısına göre panik atak, ruhsal sistemin verdiği bir alarm sinyalidir. Kişinin iç dünyasında taşınması zor olan bir yük, bedensel bir deneyim olarak ortaya çıkar.
Bağlanma kuramı, erken dönem bakım veren ilişkilerinin kişinin stresle baş etme kapasitesini belirlediğini söyler.
Güvensiz bağlanma örüntülerine sahip kişilerde:
Bu nedenle panik ataklar sıklıkla:
ortaya çıkabilir. Bu açıdan panik atak, kişinin içsel olarak güvende hissetmediği anlarda yaşadığı yoğun alarm hali olarak değerlendirilebilir.
Panik atak anında amaç, atağı durdurmak değil; bedeni sakinleştirmeye yardımcı olmaktır.
Normal hızında nefes al, yavaşça nefesini ver.
Sessizce şunu söyle:
“Bu bir panik atak. Tehlikeli değil. Bir süre sonra geçecek.”
Bu cümle, beynin alarm sistemine güvenlik mesajı iletir.
Çünkü çoğu kişi panik atağı yalnızca:
Oysa panik atak, dikkate alınmadığında kendini tekrar eden bir sinyal gibidir. Asıl ihtiyaç, bu sinyalin ne anlatmaya çalıştığını anlamaktır.
Evet. Panik atak, uygun psikoterapi yaklaşımlarıyla büyük oranda iyileştirilebilir.
Bilimsel olarak etkili olduğu bilinen yaklaşımlar arasında:
Her bireyin deneyimi farklıdır; bu nedenle süreç kişiye özgü ele alınmalıdır.
Panik atak, çoğu zaman kişinin iç dünyasından gelen bir yardım çağrısıdır. Doğru şekilde ele alındığında yalnızca belirtiler değil, kişinin yaşamla ve kendisiyle kurduğu ilişki de dönüşebilir.